5 duyumuzdan biri olan işitme kişinin dış çevre ile iletişimini sağlayan ana duyulardan biri olması sebebi ile çok önemlidir. Bu sebeple işitme ile ilişkili problemler mutlaka araştırılmalı ve optimum tedavi sağlanmalıdır. İşitme kayıpları iç, orta ya da dış kulak kaynaklı, kulaktan beyine giden sinir ya da beyinle ilişkili hastalıklar sebebi ile olabilir. İşitme kaybının bu sayılan alanlardan hangisi ile ilgili olduğu yapılacak muayene ve tetkikler sonrasında netleşir. İşitme kaybının sebebi dış kulağı tıkayan kir gibi bir sebepten de olabilir, işitme merkezini tutan beyin tümörü gibi çok daha ciddi bir problemden de kaynaklanabilir. Hastanın yaşı, işitme kaybının süresi, çınlama baş dönmesi gibi ek şikayetin varlığı ya da yokluğu, kullandığı ilaçlar, çalıştığı iş sektörü, ailede işitme kaybı varlığı ya da yokluğu gibi pek çok faktör sorgulanarak kaybın kaynağı hakkında ön bilgi edinilmeye çalışılır. Muayene ile dış ve orta kulak değerlendirilir, iç kulak değerlendirmesi işitme testleri ve gerekli görülürse tomografi ya da manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile yapılır. En sık karşılaşılan durumlar dış kulak kanalında buşon (kulak kiri) varlığı, orta kulakta sıvı birikimi, dış ve orta kulak enfeksiyonları, yaşa bağlı işitme kayıplarıdır (presbiakuzi). Daha nadir görülen sebeplerden şüphelenilmesi halinde gerekli tetkikler yapılarak tanı konur. İşitme kaybının tedavisi kayba sebep olan duruma göre değişir. Bazı kayıplar basit ilaç tedavisi ya da küçük cerrahi müdahaleler ile giderilebilirken bazıları büyük cerrahi prosedürlere ihtiyaç duyar, bazen ise işitme kaybı kalıcıdır ve gerekli görülmesi halinde işitme cihazı hastaya önerilir.