Kulakta sıvı birikimi daha çok çocukluk yaş grubuna ait bir problem olmakla beraber burun ve geniz ile ilgili tıkanıklık sorunu olan erişkinlerde de görebildiğimiz bir durumdur. Kulak ile geniz arasında östaki tüpü dediğimiz orta kulağın havlanmasını sağlayan bir boru vardır. Bu borunun burun ve geniz tıkanıklığı ile ağzının tıkanması orta kulağın havalanmasını engelleyerek kulakta sıvı birikimine sebep olur. Bu sıvı kişide kulakta dolgunluk, işitme azlığı daha çok küçük çocuklarda işitme azlığına bağlı konuşmada gecikme ya da bozulma, okul başarısında düşmeye ve sık orta kulak iltihabına sebep olur. Uzun süre tedavi edilemeden bırakıldığında orta kulak kemikçiklerinde erime, kulak zarında delinme orta kulakta iltihabın kronik olarak yerleşmesi gibi çok daha büyük problemlere yol açar. Bu sebeple mutlaka takibi ve tedavisi gerekir. Kulakta sıvı saptanan hastada önce cerrahi dışında östaki tüpünün ağzını açacak tedaviler denenir. Burada en sık sorulan sorulardan birine de değinmek lazım: Kulak sıvısı duş ya da havuz gibi dışarıdan gelen bir suyla alakalı değildir. Bu sebeple kulak sıvısı olan çocuğun eğer tüp takılmadıysa kulaklarını sudan korumak gereksizdir. Elimizdeki en kuvvetli ilaçlarımız steroidli burun spreyleridir. Bu spreyler bağımlılık yapan grupta değillerdir ( bu sebeple uzun süre kullanılabilirler) ve ilaç içindeki steroid sadece burun ve geniz bölgesinde etkili olduğundan kana karışarak steroid bağlı yan etkilerin görülmesine sebep olmaz. Bir süre ilaç tedavisi ile takip edilen hastalarda iyileşme olması halinde ek tedavi gerekmez. İlaç tedavisi ile hiç bir şekilde sıvının geçmemesi ya da çocuğun sık orta kulak enfeksiyonu olması cerrahi kararı almak için yeterli bir sebeptir.
Çocuklarda genel anestezi, erişkinlerde sedasyon ya da lokal anestezi altında yapılan işlemin süresi her iki kulak için yaklaşık 45 dakikadır. Kulağa tüp takmak dışarıdan kesi gerektirmez. Mikroskop altında kulak kanalı içinden kulak zarına atılan bir çizik ve aynı yere yaklaşık 2-3 mmlik tüpün yerleştirilmesi şeklinde uygulanır. Bu sayede iç sistemden havalanamayan kulak dış kulak yolu ile havalanmış olur. Aynı seansta geniz etinin alınması ya da burunu tıkayan hastalığın cerrahisinin de uygulanması östaki tüpünde açıklık sağlamak için çok önemlidir. Bu sayede tüpler düştükten sonra da östaki tüpü açıklığı sayesinde kulaklar havalanmaya devam eder. Tüplerin düşme süresi hastadan hastaya ve tüpün cinsine göre değişmekle beraber ortalama 6 ay-2 yıl civarındadır.
Günübirlik cerrahi şeklinde uyguladığımız bu işlem sonrası hasta akşam evine döner. Bu süreçte en çok dikkat edilmesi gereken durum tüpler kulakta durduğu müddetçe kulakların sudan korunması zorunluluğudur. Orta kulak ile dış kulak arasında artık bir bağlantı olduğu için kulak kanalına kaçan su kolaylıkla orta kulağa geçer ve iltihaplanmaya sebep olur. Tüp takılan hastaların belli aralıklarla hekime kontrole gelerek tüplerin düşüp düşmediği görülmelidir. Tüplerin düştüğü söylenene kadar kulak korumadan vazgeçilmemelidir.