Ağız içinde iyi huylu veya kötü huylu olabilecek çok çeşitli lezyonlar oluşabilir. Sigara ve alkol kullanımı, kötü ağız hijyeni, fiziksel travma, kullanılan ilaçlar, bazı sistemik hastalıklar bu lezyonların oluşumuna sebep olabilir. Bu lezyonların muayenesi mutlaka yapılmalı ve gerekli tedavi alınmalıdır. En sık görülen lezyonlardan bahsedilecek olunursa:
Oral aftlar (ağız ülseri), ağız içinde en sık görülen lezyonlardır. Dilde, yanak içi mukozasında, yumuşak damakta olabilir. Beyaz renkli ve yüzeyden çökük görünümlü (ülsere) ve etrafları kırmızı olan bu lezyonlar ilk çıktıklarında ağrılıdırlar. Genel olarak bağışıklık sisteminin zayıflamasına, vitamin eksikliğine ya da bazı sindirim sistemi hastalıklarına bağlı olarak vücudun verdiği bir tepkidir. Bazı ağız spreyleri ve steroidli kremler ile daha hızlı iyileşmeleri sağlanabilir. Büyük ve sayıca fazla olmaları, vücudun başka alanlarında da çıkmaları, bazı göz ve cilt bulguları ile beraber olmaları hastanın Behçet hastalığı açısından incelenmesini gerektirir.
Kıllı Dil, dil üstünde beyaz, sarı ya da siyah renkli tüylerin görülmesi halidir. Ağız hijyeni bozuk, sigara tüketimi fazla, uzun süreli antibiyotik kullanımı olan ya da ağız bölgesine radyoterapi (ışın tedavisi) almış hastalarda görülen bu durum özellikle ağız kokusuna yol açması ve ağız içini mantar enfeksiyonlara açık hale getirmesi sebebi ile tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavide bu hastalığa sebep olduğu düşünülen etkeni ortadan kaldırmaya çalışmak en etkili yöntem olmakla beraber dil fırçalamanın bu görünümü düzelttiği gösterilmiştir.
Oral Kandidiazis (ağız mantarı), ağız içinde dil üstünde, yanak içi mukozasında, sert ve yumuşak damakta ya da boğaz kısmında görülen yoğurt kesiği görünümünde beyaz renkli lezyonlardır. Kaldırıldığında alttaki cildin kızarık olduğu görülür. En çok bağışıklık sistemi baskılanmış kemoterapi gören, organ nakli yapılmış ya da HIV ile enfekte hastalarda görülen bu tablo, hastada ağız içinde yanma, kuruma ve yutkunmada güçlük şikayeti yaratır. Ağızdan verilen mantar damlaları, ağzın sık sık özel solüsyonlar ile temizlenmesi, gerekli görüldüğü halde sistemik tedavi ile tedavi sağlanmaya çalışılır.
Harita Dil (coğrafik dil), dil üzerinde yarıklanmalar ve beyaz sarı düzensiz renk değişikliklerinin olduğu tablodur. Sebebi her zaman bulunamamakla beraber, bazı ağız içi enfeksiyonlar, sigara alkol kullanımı suçlanmaktadır. Hastaların genelde şikayeti yoktur, bazı hastalarda yanma ağız kuruluğu yapabilir. Şikayet yaratmaması halinde tedavi gerekli değildir.
Lökoplaki-Eritroplaki ağız içinde yerleşen beyaz (lökoplaki) ya da kırmızı (eritroplaki) renkli kanserleşme riski taşıyan lezyonlardır. Alkol ve tütün ürünleri tüketimi fazla, HPV ile enfekte kişilerde görülme sıklığı artar. Verilen ağız içi tedaviler ile gerilemeyen hastalarda mutlaka biyopsi alınmalıdır. Kanserleşme riski saptanması halinde lezyonun tamamının genişçe alınması gerekir.
Ağız Kanseri, ağız içindeki cildin kanserleşmesi halidir. Tütün ve alkol tüketimi fazla olan, HPV ile enfekte ve kötü ağız hijyeni olan orte-ileri yaş erkeklerde daha sık karşılaşılır. Genelde görünüm dışında çok şikayet yaratmazlar, büyüyüp çevre dokulara yayılmaları halinde yutma güçlüğü, ağrılı yutma, yanma, kanama v.b şikayetleri yaratabilirler. En sık görülen form yassı hücreli kanserlerdir. Tanının konulmasını takiben evreye göre boyun diseksiyonu (boyun lenf bezlerinin alınması), kemoterapi ve/veya radyoterapi seçenekleri değerlendirilmelidir. İleri evre hastalıklarda sağkalımın düşük olması sebebi ile ağız içinde tedavi ile iyileşmeyen aksine büyüme eğilimindeki her yaradan kanser tanısını dışlamak için mutlaka biyopsi alınmalıdır.