İşitme Kaybı Neden Olur?

İşitme Kaybı Neden Olur?

İşitme Kaybı Neden Olur?

İşitme Kaybı Neden Olur?

İşitme kaybı, dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilen yaygın bir sağlık sorunudur. Bu gibi bir durumda acilen bu alanın doktoruna gidilmelidir. Bir yerlerden okuduğunuz ya da birilerinden duyduğunuz durumlara göre hareket etmemeli, mutlaka KBB doktoruna gitmelisiniz.

Yaşa Bağlı İşitme Kaybı (Presbiakuzi) 

Yaşa bağlı işitme kaybı, tıbbi adıyla presbiakuzi, ilerleyen yaşla birlikte işitme yeteneğinde meydana gelen kademeli bir azalmadır. Bu durum, özellikle 40 yaşından sonra görülme sıklığı artmakla birlikte, 65 yaş üzeri bireylerin önemli bir kısmını etkilemektedir. Presbiakuzi, iç kulakta ve işitme sinirlerinde yaşla birlikte gelişen doğal yıpranma ve değişiklikler sonucunda ortaya çıkar.

Tipik olarak yüksek frekanslı sesleri (örneğin, çocuk sesleri, kuş sesleri, bazı konsonanslar) duymakta zorluk yaşanır. Konuşmayı anlamada güçlük, özellikle kalabalık ortamlarda veya arka plandaki gürültü varken belirgin hale gelir. Presbiakuzi genellikle her iki kulağı da etkiler ve zamanla yavaş yavaş ilerler. Erken evrelerde fark edilmeyebilir ancak günlük yaşam aktivitelerini olumsuz etkilemeye başladığında doktora başvurmak önemlidir. İşitme cihazları ve diğer rehabilitasyon yöntemleri, yaşa bağlı işitme kaybının etkilerini yönetmede yardımcı olabilir.

  • Özellikle 40 yaş sonrası görülme sıklığı artar.
  • İç kulak ve sinirleri etkileyen değişimler yaşla birlikte gelişir.
  • Presbiakuzi olarak da adlandırılır.
  • Yüksek frekanslı sesleri duymakta zorluk tipik belirtisidir.
  • Kademeli olarak ilerler ve genellikle her iki kulağı da etkiler.

Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı

Gürültüye bağlı işitme kaybı, yüksek şiddetli seslere sürekli veya ani maruz kalma sonucu iç kulaktaki hassas tüylü hücrelerin (saç hücrelerinin) zarar görmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu, işitme kaybının en yaygın önlenebilir nedenlerinden biridir. Özellikle 85 desibelin (dB) üzerindeki seslere uzun süre maruz kalmak risk faktörü taşır.

Meslek hastalığı olarak, fabrika işçileri, inşaat çalışanları, müzisyenler, askeri personel ve yüksek sesli ortamlarda çalışan diğer meslek gruplarında sıkça görülür. Ani, çok yüksek şiddetli sesler, örneğin patlamalar veya ateşli silah sesleri, akut akustik travmaya ve ani işitme kaybına yol açabilir. Gürültüye bağlı işitme kaybı genellikle geri döndürülemez bir hasara neden olur ve bu nedenle korunma büyük önem taşır. Kulak tıkacı veya kulaklık gibi kişisel koruyucu ekipmanların kullanılması, yüksek gürültülü ortamlarda işitme sağlığını korumak için hayati öneme sahiptir.

Enfeksiyonlar ve Hastalıklar

Çeşitli enfeksiyonlar ve sistemik hastalıklar, işitme fonksiyonlarını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyerek işitme kaybına neden olabilir. Özellikle orta kulakta uzun süreli sıvı birikimi (seröz otit veya efüzyonlu otit) çocuklarda sık görülen ve işitmeyi etkileyen önemli bir faktördür. Akut ve kronik orta kulak iltihapları (otitis media) ise tedavi edilmezse kulak zarında delinmelere, kemikçik hasarlarına ve kalıcı işitme kaybına yol açabilir.

Meniere Hastalığı

İç kulak sıvı basıncını etkileyerek ani işitme kaybı, vertigo (baş dönmesi), kulak çınlaması ve dolgunluk hissi ataklarına yol açar.

Kızamıkçık ve Kabakulak

Doğum öncesi dönemde annenin geçirdiği kızamıkçık enfeksiyonu veya çocukluk çağında geçirilen kabakulak, iç kulak hasarına bağlı sinirsel işitme kaybına neden olabilir.

Otoimmün Hastalıklar

Lupus veya romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklar, vücudun kendi dokularına saldırması sonucu iç kulağı hedef alabilir ve ani veya ilerleyici işitme kaybına yol açabilir.

Diğer Enfeksiyonlar

Sifilis, HIV veya menenjit gibi bakteriyel veya viral enfeksiyonlar da işitme sinirlerini veya iç kulağı etkileyerek işitme kaybına neden olabilir.

Doğumsal ve Genetik Faktörler

İşitme kaybının önemli bir kısmı doğuştan gelir ve genetik faktörler bu durumda büyük rol oynar. Ailede işitme kaybı öyküsü bulunması, genetik çekim nedeniyle sonraki nesillerde işitme kaybı riskini artırabilir. Yüzden fazla genin işitme kaybına neden olduğu bilinmektedir ve bu genler, iç kulağın gelişimini veya işleyişini etkileyebilir.

Genetik Nedenler

Sendromik (örneğin, Usher Sendromu, Pendred Sendromu) veya nonsendromik (izole işitme kaybı) genetik geçişli işitme kayıpları.

Ailede genetik işitme kaybı öyküsü, riskin artmasına neden olabilir.

Doğum Öncesi Faktörler

Annenin hamilelik sırasında geçirdiği kızamıkçık (rubella), toksoplazmoz, sitomegalovirüs (CMV) gibi enfeksiyonlar fetüste işitme kaybına yol açabilir.

Hamilelikte kullanılan bazı ilaçlar veya alkol/madde kullanımı da işitme sisteminin gelişimini olumsuz etkileyebilir.

Doğum Anı Komplikasyonları

Doğum sırasında yaşanan oksijensiz kalma (asfiksi), kafa travması veya ciddi sarılık (bilirubin yüksekliği) yenidoğanlarda işitme hasarına neden olabilir.

Prematüre doğum veya düşük doğum ağırlığı da işitme kaybı riskini artıran faktörlerdendir.

Doğumsal işitme kaybının erken teşhisi, çocuğun dil ve konuşma gelişimi için kritik öneme sahiptir. Yenidoğan işitme taramaları bu nedenle hayat kurtarıcıdır ve işitme kaybı tespit edilen bebekler için erken müdahale ve rehabilitasyon programları (işitme cihazları, koklear implantlar, işitsel-sözel terapi) uygulanması, dil ve konuşma becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur.

İlaç Kullanımı ve Ototoksik Maddeler

Bazı ilaçlar ve kimyasal maddeler, iç kulağa zarar verme potansiyeline sahiptir ve "ototoksik" olarak adlandırılırlar. Bu maddeler, işitme sinirlerini veya kokleada bulunan tüy hücrelerini etkileyerek geçici veya kalıcı işitme kaybına yol açabilirler.

Aminoglikozit Antibiyotikler

Gentamisin, tobramisin gibi güçlü antibiyotikler, özellikle yüksek dozlarda veya uzun süreli kullanıldığında iç kulağa kalıcı zarar verebilir. Bu ilaçlar, genellikle ciddi enfeksiyonların tedavisinde kullanılır ve işitme takibi gerektirir.

Kemoterapi İlaçları

Sisplatin, karboplatin gibi bazı kanser ilaçları, tümör hücrelerini yok ederken iç kulağa da zarar verebilir. Bu tür ilaçların kullanımı sırasında işitme kaybı riski göz önünde bulundurulmalı ve düzenli işitme testleri yapılmalıdır.

Diüretikler (İdrar Söktürücüler)

Furosemid gibi bazı güçlü diüretikler, böbrek fonksiyonu bozuk olan hastalarda veya yüksek dozlarda intravenöz (damar yoluyla) verildiğinde geçici veya nadiren kalıcı işitme kaybına neden olabilir.

Salisilatlar ve Nonsteroid Anti-inflamatuar İlaçlar (NSAİİ)

Yüksek dozda aspirin ve bazı NSAİİ'ler (örneğin, ibuprofen, naproksen) geçici işitme kayıplarına ve kulak çınlamasına yol açabilir. Genellikle ilaç kesildikten sonra işitme normale döner.

Herhangi bir ilaç kullanmadan önce potansiyel yan etkileri hakkında doktor veya eczacınızla konuşmak ve özellikle işitme kaybı riski olan ilaçları kullanırken işitme fonksiyonlarını düzenli olarak kontrol ettirmek önemlidir.

Fiziksel Nedenler ve Travmalar

Kulak bölgesine veya kafaya gelen fiziksel travmalar ve bazı yapısal anormallikler işitme kaybına yol açabilir. Bu nedenler genellikle ani başlangıçlı veya zamanla ilerleyebilen işitme sorunlarına neden olabilir.

Kafa Travmaları ve Yaralanmaları: Şiddetli kafa travmaları, temporal kemik kırıkları veya beyin sarsıntıları işitme sinirlerini veya iç kulak yapılarını doğrudan zedeleyerek işitme kaybına yol açabilir. Bu travmalar, kulak zarı perforasyonlarına (delinmelerine) veya orta kulak kemikçiklerinin (çekiç, örs, üzengi) yerinden çıkmasına da neden olabilir.

Otoskleroz (Anormal Kemik Büyümesi): Bu durum, orta kulaktaki üzengi kemikçiğinin iç kulak girişine (oval pencereye) anormal şekilde kaynaşmasıyla karakterizedir. Ses dalgalarının iç kulağa iletimini engelleyerek iletim tipi işitme kaybına neden olur. Genetik yatkınlık gösterebilir ve genellikle yavaş ilerler.

Tümörler: Kulak veya beyin bölgesinde büyüyen tümörler, özellikle işitme siniri üzerinde (akustik nöroma) basınca neden olarak sinirsel işitme kaybına, kulak çınlamasına ve denge sorunlarına yol açabilir. 

Perilimfatik Fistül: İç kulak sıvısının (perilenf) orta kulağa sızması durumudur. Genellikle kafa travması, ani basınç değişiklikleri (barotravma) veya şiddetli öksürme/hapşırma sonrası ortaya çıkabilir. Ani işitme kaybı ve baş dönmesi ile kendini gösterebilir.

Barotravma: Ani ve hızlı basınç değişiklikleri (örneğin, uçak inişleri, dalış, patlamalar) orta kulak veya iç kulak basıncını bozarak kulak zarında hasara veya iç kulak sıvılarında dengesizliğe neden olabilir.

Diğer Sistemik Hastalıklar ve İşitme Kaybı İlişkisi

İşitme kaybı, bazen vücudun genel sağlığını etkileyen sistemik hastalıkların bir belirtisi veya komplikasyonu olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar, işitme organlarına kan akışını bozarak, sinir hücrelerine zarar vererek veya iç kulak sıvı dengesini etkileyerek işitme fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.

Şeker Hastalığı (Diyabet)

Yüksek kan şekeri, kulaktaki küçük kan damarlarını ve sinirleri hasar verebilir.

Sinirsel tip (sensörinöral) işitme kaybı. 

Tiroid Bozuklukları

Hipotiroidi (az çalışan tiroid), kulak sıvı dengesini ve sinir fonksiyonunu etkileyebilir.

Sinirsel tip veya iletim tipi işitme kaybı.

Otoimmün Hastalıklar

Lupus, romatoid artrit gibi hastalıklar, vücudun bağışıklık sisteminin iç kulağa saldırmasına neden olabilir.

Ani veya ilerleyici sinirsel tip işitme kaybı. 

İnme ve Damarsal Sorunlar

İşitme sinirlerine veya iç kulağa kan akışının bozulması.

Ani sinirsel tip işitme kaybı.

Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon)

Kulaktaki küçük damarlara zarar vererek kan akışını etkileyebilir.

Sinirsel tip işitme kaybı.

Bu sistemik hastalıkların yönetimi, işitme kaybının ilerlemesini önlemek veya azaltmak için kritik öneme sahiptir. Düzenli tıbbi takip ve uygun tedavi, işitme sağlığının korunmasına yardımcı olabilir.

Op. Dr. Elif Koçlu Hetemoğlu

Op. Dr. Elif Koçlu Hetemoğlu

Sosyal Medya

Blog

Instagram Youtube